Kültür Sanat

Almatı’da Zamanın Durduğu Yer: Efsanevi Kazak Ozanlarının Dombraları Kültür Mirasını Yaşatıyor

Almatı’da Zamanın Durduğu Yer: Efsanevi Kazak Ozanlarının Dombraları Kültür Mirasını Yaşatıyor

Kazakistan’ın Almatı kentinde yer alan Yhlas Dükenulı Halk Çalgıları Müzesi, Kazak müzik tarihinin en değerli hazinelerine ev sahipliği yapıyor.

Kazakistan’ın Almatı kentinde yer alan Yhlas Dükenulı Halk Çalgıları Müzesi, Kazak müzik tarihinin en değerli hazinelerine ev sahipliği yapıyor. Müzedeki "Anı Salonu"nda sergilenen tarihi dombralar; ilginç gövde biçimleri, üzerindeki aynaları, özel ses delikleri ve usta ellerden çıkan işçilikleriyle sahiplerinin ruhunu ve çalma tarzını günümüze taşıyor.

 

Kültür ve sanatın kalbinin attığı Almatı’da, ünlü mimar Andrey Zenkov tarafından 1908 yılında tasarlanan tarihi ahşap binada hizmet veren Yhlas Dükenulı Halk Çalgıları Müzesi, bu yıl kuruluşunun 45. yılını kutluyor. 1981 yılında devlet adamı Özbekali Janibekov’un girişimleriyle kurulan ve bünyesinde dünyanın 50’ye yakın halkına ait 1200’den fazla enstrüman barındıran müzenin en çok ziyaret edilen bölümü ise şüphesiz "Anı Salonu". Burada 19. ve 20. yüzyılın ünlü akın, küyçi, bahadır ve ses sanatçılarına ait 200’den fazla orijinal dombra sergileniyor. Müze rehberi Akbota Galiyeva, salondaki enstrümanların neredeyse tamamının orijinal olduğunu, tek istisnanın ise "Küylerin Babası" olarak bilinen Kurmangazı Sağırbayulı’nın dombrası olduğunu belirtiyor. Orijinali Rusya’nın Hazar bölgesinde korunan bu efsanevi enstrümanın birebir kopyası, 2018 yılında Uralsklı usta Edige Nabiyev tarafından özenle imal edilerek müzeye kazandırılmış.

 

Kazak müzik geleneğinde dombraların sadece birer çalgı değil, icracısının kimliğiyle özdeşleşen yapılar olduğunu vurgulayan rehber Galiyeva, enstrümanların formunun bölgeden bölgeye ve çalınan esere göre değişiklik gösterdiğini ifade ediyor. Kazakistan’ın batı ve güney bölgelerinde daha çok tercih edilen damla biçimli dombralar, uzun ve ince sap yapılarıyla hızlı, tempolu "küy"lerin çalınmasına imkân tanıyor. Doğu, kuzey ve orta bölgelerde yaygın olan kürek biçimli dombralar ise daha kısa ve kalın sapları sayesinde lirik ve melodik eserlerin icrasında öne çıkıyor. Büyük düşünür ve şair Şakarim Kudayberdiulı’nın çaldığı nadir üç telli dombra da bu kürek biçimli formun dikkat çeken örnekleri arasında yer alıyor.

 

Müzede sergilenen her bir dombranın arkasında farklı bir mühendislik tercihi ve yaşanmışlık yatıyor. Koleksiyonun en eski ve değerli parçası olan şair ve bahadır Mahambet Utemisov’a ait 1840’lı yıllardan kalma 200 yıllık dombra, gövdesinin arka kısmında bulunan baklava biçimindeki ek ses deliğiyle görenleri büyülüyor. Bir diğer ilgi çekici enstrüman ise besteci Seytek Orazalı’ya ait. Tam 7 adet küçük aynayla süslenen bu dombranın, sahne ışığında görsel bir renk katmasının yanı sıra sanatçıyı nazardan koruduğuna inanılıyordu. Kurmangazı’nın öğrencisi olan 94 yıllık çınar, efsanevi kadın küyçi Dina Nurpeyisova ise solak bir icracıydı. 1950’li yıllarda usta Qamar Qasymov tarafından sanatçının solak tekniğine özel olarak üretilen dombranın üzerinde ozan Jambıl Jabayev’in bir portresi yer alıyor. Ünlü ozan Jambıl Jabayev’in kendi dombrasında ise 10 adet küçük ses deliği bulunuyor; bu küçük delikler enstrüman sesinin ozanın güçlü sesini bastırmasını önlemek amacıyla tasarlanmış. Müzedeki bir diğer sıra dışı eser olan ve "Qossaz" adı verilen çiftli dombra, bir tarafı iki diğer tarafı üç telli yapısıyla tek bir icracının aynı anda iki farklı tonu çalmasına imkân sağlıyor. Halk Sanatçısı Magauiya Khamzin ise kendi elleriyle tasarladığı dombrada parmaklarının üst eşiğe değmesini engellemek için yapıyı değiştirerek tamamen kendine özgü bir tını elde etmeyi başarmış.

 

Yhlas Dükenulı Müzesi, sadece geçmişin hatıralarını saklamakla kalmayıp yaşayan kültürle bağını da sürekli taze tutuyor. Müze Müdürü Daniyar Jankabayev, koleksiyonun yeni bağışlarla her geçen gün büyüdüğünü belirtiyor. Son dönemde tarihi isimlerin yanı sıra dünya çapında geniş bir hayran kitlesine sahip Kazak sanatçı Dimash Kudaibergen de müziğe başladığı ilk çocukluk dombrasını müzeye bağışladı. Ayrıca efsanevi kadın şarkıcı Roza Baglanova ve tiyatro yazarı Bakir Tajibayev’in aileleri de usta sanatçıların kişisel dombralarını müze envanterine teslim etti. Farklı kültürler arasında köprü kurmayı hedefleyen müze, uluslararası iş birlikleriyle Lizbon Konsolosluğu'ndan temin edilen Portekiz gitarı gibi örnekleri de bünyesine katarak sergilerin yanı sıra düzenlenen konser ve atölyelerle Kazak kültürünü geleceğe taşımaya devam ediyor.

Kültür#Yenileme#Kazakistan Bölgeleri#Tiyatro#Almatı#Modernizasyon#Sanat

Almatı’da Zamanın Durduğu Yer: Efsanevi Kazak Ozanlarının Dombraları Kültür Mirasını Yaşatıyor | TÜDEV